İlhami Algör: Geçen yüzyılın adamıyım ama hikâyelerim hâlâ bugüne sızıyor

İlhami Algör: Geçen yüzyılın adamıyım ama hikâyelerim hâlâ bugüne sızıyor

İlhami Algör… Evet, evet, Fakat Müzeyyen, Derin Bir Tutku’nun yazarı! Hatırladınız mı? Üç kuşağın kalbine kazınan, aşkın en kırık ve en büyülü halini anlatan o roman… Okumayanlar bile filminden tanıyor Müzeyyen’i. Şimdi ise Hollanda’da sahnelenmesi için görüşmeler yapılıyor. Ama Algör yalnızca Müzeyyen’in yazarı değil. Onu keşfedenler için her romanı, farklı bir dünya, farklı bir dil.br br Algör, sistemin ve hâkim edebiyat anlayışının dışında duran bir yazar. Popüler anlatılara yaslanmaz, bilindik kalıplardan uzak durur. Hikâyeleri, okuyucusunu konfor alanından çıkarır; zamanı ve mekânı bükerek yeniden kurar. İletişim Yayımları’ndan yayımlanan Jül Vern Seyahat Acentesi de klasik bir macera romanı değil, aksine yerleşik anlatıyı ters yüz eden, gölgede kalmış hikâyeleri öne çıkaran bir metin. Bu kez, Jules Verne’in idealize ettiği sömürgecilik çağını sorguluyor. Seksen Günde Devrialem’in Phileas Fogg’u üzerinden, anlatının kimleri kapsayıp kimleri dışladığını soruyor. Erkeklerin hüküm sürdüğü bir dünyada sesi bastırılan kadınları sahneye çıkarıyor: Nellie Bly, Jessie White Mario ve daha niceleri...br br T24 ofisinde buluştuk. Jül Vern Seyahat Acentesi üzerinden 19. yüzyılın güçlü kadınlarını, Jules Verne edebiyatını, emperyalizmle hesaplaşan yanlarını ve görmezden gelinen detayları konuştuk. Sohbetimiz, Algör’ün yazarlık serüveninden obsesyonlarına, aidiyet meselesinden zamanın izlerine kadar uzandı. Ama asıl merak ettiğim şu: Müzeyyen’i yaratan adam kim? Dünyayı nasıl görüyor? Hikâyeler, onun gözünde nasıl şekilleniyor? Kaçamak yanıtlar, zekice sorunun etrafında dolanmalar… Algör’ü yakalamak kolay olmadı ama yine de pes etmedim.


User: T24

Views: 578

Uploaded: 2025-03-15

Duration: 41:15